Anasayfa arrow Sık Sorulan Sorular
spacer
Ana Menü
Anasayfa
Hakkımızda
Bostan Aboneliği
Etkinlikler
Deneyimler
Seyir Defteri
Ziyaret
Fotoğraflar
İletişim
Sık Sorulan Sorular
English
HaberleşmeAğımız
Facebook

 

Fotoğraflar

EuroWeather
Midilli
---
Midilli °C
Istanbul °C
Ankara °C
İzmir °C
Balıkesir °C

spacer
SSS- En çok merak edilenler PDF Yazdır E-posta

İmece ne demek?

Anadoluda binlerce yıldır yaşamış toplulukların oluşturup bize aktardığı “dayanışma” biçimini biz ”imece” diye özetlesek de Türk Dil Kurumunun açıklamasıda  aşağıda; 

1 .     Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi.

2 .     Birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi.

 Neden İmece Evi kurmaya karar verdiniz?

Yıllardır savunduğumuz “başka bir dünya mümkün”ü mümkün kılmak için! Gerçekten eleştirdiğimiz,bize dayatılan sisteme alternatif olarak savunduğumuz “barış içerisinde, kolektif,sade ve ekolojik yaşam” mümkünmü? Sosyal ve siyasi yaşamda savunduğumuz fikirleri “özel,aile ve iş” yaşamımıza uyarlamak mümkünmü?Yoksa yıllardır yaptığımız gibi çöpleri ayrıştırarak,çevre ve barış eylemlerine katılarak, toplumsal sorumluluğumuzu yerinemi getirmiş sayılıyoruz? Çocuklarımıza ne bırakacağız? Eleştirdiğimiz sistemin gerçek,önerilerimizin ise hayal olduğunumu? İşte İmece Evi bu hayalin gerçekleşmesinde ilk basamak! Sonrası ise “Ekoköy”. 

 Ekoköy ne demek?

Dünyada hızla çoğalmaya başlayan Ekolojik Köylerin genel ortak özelliği;Aynı hayali gören insanların bir araya gelip 3-4 neslin yaşadığı özerk,bağımsız,gerçek demokrasilerin uygulandığı,barış ve saygının hakim olduğu, birlikte üretip,birlikte doydukları,üretim fazlasını satıp,diğer üreticilerle takasa giden,doğadan almaktan çok vermeyi,onarmayı düşünen,kendine yeten ortak tesislere bir yaşam örneği. 

Bu değirmenin suyu nereden geliyor? Nasıl geçiniyorsunuz? 

İlk kuranların çocuklarının geleceklerinden borç alıp ortaya koydukları para ile kurulan İmece Evinde üretilenler yada benzer üretimi yapması için teşvik edilen dost üreticilerin ürünlerinin şehirlerde yaşayan dostlara satılması ile kimseye muhtaç olmadan sürdürmektedir. Bunun dışında ne fon ne emekli maaşı nede kira,faiz geliri,amca,teyze desteği olmadan minnacık bütçe ile yaşam hem ekolojik hem ekonomik hemde eğlenceli olarak sürmektedir.

İmecede gerçekten hiç deterjan yokmu?

Kendi temizlik malzemelerimizi kendimiz hazırlıyoruz.Kendi yaptığımız sabuna ilave olarak, bulaşıkta odun külü, çamaşırda kül suyu kullanıyoruz.

Hijyen sorununu nasıl çözüyorsunuz?

Tüketim çağının hızına, daha doğrusu çılgınlığına yetişmek mümkün değil!Ve elbette bu sistemin ürettiği hijyen anlayışına...İmece Evinde çevre sağlığına zarar verecek hiçbir kimyasal madde olmadığı için üstümüze başımıza bulaşacak toprak türü parçalardan başka bir şey yok.Su ve sabun yeterli temizliği sağlıyor. 

Peçete niye yok?

Çöp ürettiği,kaynakları tükettiği için kullanmıyoruz.Onun yerine her yerde çeşme ve sabun var ::-) 

Ütopik olan hedefiniz size inandırıcı geliyormu?

Tüm somut gerçeklikler, ilk düşünüldükleri zamanlar birer hayaldi! Barış içerisinde bir dünya bugünkü şiddet ve tüketim toplumunda ulaşılmaz gibi görünüyor ama imkansız değil. Hızla ekolojik felakete gitmekte olan dünyamız belki bu dönüşümünü buzul çağına girdikten sonra yapabilecek!?  

Nasıl besleniyorsunuz? 

İzmir-Turgutlar Köyündeki arazimizde bahçelerimizi yeni yapıyoruz. Bu ürünler olana kadar yiyeceğimizin tamamını dışarıdan satın alıyouz. Sonbahardan itibaren eskiden Kazdağında olduğu gibi kendi ürettiğimiz yada bildiğimiz arkadaşımızın ürünlerinden,doğadan topladıklarımızdan yaptığımız yemeklerle besleniyoruz.Genel olarak mutfağımız vejeteryan diyebilirsiniz ama zaman zaman et yediğimiz oluyor.

Örnek aldığınız bir model varmı?

Çatalhöyükten beri insanlar hep birlikte yaşamayı ve birlikte yaşamın nimetlerinden yararlanmayı bilmişler.Son yüzyılda pek çok örnek oluştu;Dünyanın pek çok ülkesinde 100 lerce ekoköy,eko-kibbutzlar,Brezilya-MST-Topraksızlar,Fransa-Longo mai,Gökkuşağı Ailesi,Köy Enstitüleri,… 

Şehir kaçkınımısınız?

Yoo,Kazdağlıyız, Dumanlıdağlıyız,Toroslu,Kaçkarlıyız,Çobanız,balıkçıyız,şehri,şehirdeki dostlarımızı çok severiz.Şehirlerin beslenme,barınma,eğitim,tüketim,üretimlerine doğal,ekolojik çözümleri İmece Evi gibi bir cennette üretmek bizi daha mutlu ediyor. Şehirden kaçıp tüm tüketim alışkanlıklarını, köylüye tepeden bakan, herşeyi bildiğini sanan , dağ evine klima taktırmayı düşünen, hele iç huzurunu alkolde arayanlardan da çok korkuyoruz.

Ekoloji,çevre,küresel ısınma MODASInımı takip ediyorsunuz?

1980li yıllardan beri “çevre,yeşil” hareketin içerisinden geliyoruz. Bugün geldiğimiz nokta ise herkesin doğal olarak çevreci olması gerektiği…Bunu “moda” diye küçümsemeye çalışmak sadece gezegenin dengesinin biraz daha bozulması demek olur!

İmece Evine en çok hangi tür insanlar  geliyor,destekliyor?

Barışa, doğal yaşama, özüne susamış,  dayanışma ruhu ile ,doğayı kirletmeden yaşamayı merak edenler ile biraz soluk almak ve “şarj” olmak isteyen toplumun herkesiminden farklı farklı  insanlar geliyor ve destekliyor. 

İmece niye “Organik” kavramını kullanmıyor?

Organik tarım yasası” sadece sertifikalı ürünlere bu kavramı kullanma izni verdiği için değil,organik kavramının önerdiğimiz ve uygulamaya çalıştığımız yaşam biçimine uymadığı gerekçesi ile kullanmıyoruz.Organik kavramı canlıları,canlı organizmaları kapsayıp “doğal yaşamı yada ekolojik yaşamı” yeterince anlatmadığı için kullanmıyoruz. Biz Karıncanın olduğu kadar taşında dostuyuz.

İmece niye çevreci kavramı yerine “ekolojistler” kavramını kullanıyor?

Çevreciler börtü böceği,çiçeği,doğal yaşamı korumak için elinden geleni yapmaya çalışan sivil girişim iken ekolojistler ise tüm canlı ile cansızın ilişkisindeki dengeyi “neden-sonuç” ilişkisi ile açıklayıp yorum yaparak doğrudan eyleme geçen ve tüm bunları demokrasi ile çözen bir kavram ve dünya görüşü olup bizde bunu benimseyip uygulamaya çalışıyoruz. 

Teknolojiye karşımısınız?Taş devrinemi özeniyorsunuz?

Olurmu canım doğa dostu,insan dostu teknolojiye neden karşı olalım?İnternet gibi açık bir hattı,demokratik hattı dünyanın her yerinden insanlarla iletişim ve bilgiye ulaşmak için gerektiğince kullanıyoruz.Taş devrine dönmemizi neden olacak olan ise biz değil bu tüketim çılgınlığı.Kaynakları bu kadar hoyratça kullanıp gezegenin kaldıramayacağı kadar kirlettikten sonra yaklaşmakta olan ekolojik felaketin sonunda hayatta kalacakları sadece taş devri bekliyor! 

Tüm dünyanın İmecedeki gibimi yaşamasını istiyorsunuz?

Ahhh ne güzel olurdu ama bu imkansız.Her insan ve toplum kendi çözümünü üretecektir elbette.Bu çözümlerin temel dayanağı eğer “barış ve ekoloji” değilse sürdürülür olmaz.

Siz delimisiniz?

Eveeeetttt biz deliyiz.İdealizm  çağımızda delilikle eş anlamlı olmaya başladı. 

İmece Evine gelirken yanımda neler getirmeliyim?

Alkol gibi bağımlılık yaratan maddeleri ,plastik,gazlı içecek, kağıt peçete,ıslak mendil gibi çöp olacak şeyler yerine yukarıda bizimle beraber yemek,içmek istediğin yiyecekleri , müzik aletini ve heyecanını, coşkunu, birlikte bir şey yapma istekliliğini , eğer konaklayacaksan uyku tulumu yada battaniyeni,iş eldivenini yanına almayı unutma.

 İmecede herkes yemeğini kendimi yapıyor?

Hayır!  İmecede yaşam, herkesin gönüllü dayanışmasına ortak çalışma esasına dayandığından, sabah kahvaltıdan sonra yapılan iş planı esnasında her iş gibi yemek yapacak gönüllü aşçılarda belli oluyor.

İmecenin politik duruşu ne?

Siyasi yelpazenin “yeşil” renginde duruyoruz! Toplumun birlikte yaşamını doğrudan,katılımcı demokrasi ile çözebileceğini,yasal düzenlemeleri yapacak iktidar gücüne erişmek yada iktidarı denetleyebilecek siyasi oluşumdan yanayız.Yaklaşmakta olan “ekolojik kıyametin” geçici yada yüzeysel çözümlerle değil ancak devrim niteliğindeki değişimlerle durdurulacağına yada geciktirileceğinin mümkün olduğuna inanıyoruz.

İmecenin kapısı herkese açıkmı?

...olası her işe gönüllü olan, “şehirlerarası uçak” kullanmadan gelen, kendi sorumluluğunu almasını engelleyecek psikolojik bir rahatsızlığı olmayan,alkol ve benzeri bağımlılıkları olmayan, konuşmaktan çok dinlemeyi başarabilen, toplumsal duyarlılığı olan , büyük ailenin parçası olabilmeyi isteyen, uzlaşarak birlikte yaşamaya,doğayla uyumlu olmaya hazır olanlara,katılımcı demokrasiye,ekolojik yaşama saygısı olan herkese açık. 

Din kavramını nasıl yorumluyorsunuz?

Her türlü inanca aynı mesafede ve saygılıyız.Başkalarını zorlayıcı veya suçlayıcı olmamak kaydıyla bütün inanç sahiplerinin inancını yaşamasını destekleriz. 

 Köylülere ve geleneklere bakış açınız nedir?

Yüzyıllar öncesinden gelen bilgelik ve bilgiyle dolu insanlara hak ettikleri saygıyı gösteriyoruz. Köylümüzün gelenekleri de bu bilginin davranışlara yansımış hali.Bu mirasın bozulmadan korunması ve zenginleştirilerek sonraki kuşaklara aktarılması gerektiğine inanıyoruz.Bu yüzden yerel halkın eski kültürlerini ve hala sürdürülebilen yani bozulmadan günümüze kadar yaşayabilen geleneklerinin uygulama yöntemlerini öğrenip bunlardan  faydalanıyoruz.  

Yakınlarda hastane var mı hastalanınca ne yapıyorsunuz?

Bazılarımız temel ilk yardım deneyimine sahibiz.Acil bir duruma hemen müdahale edebiliriz.Bunun yanı sıra 22 Km. yakınımızda tam donanımlı hastaneler bulunmakta.Şu ana kadar herhangi bir  ciddi sağlık sorunu yaşamadık.Bol hareket ve doğal beslenme stressiz insan odaklı yaşam zaten sağlığımızı koruyor.

Hiç sıkılmıyor musunuz?

Can sıkıntısı insana has bir duygu , arada bizimde sıkıldığımız olur, ama koşullarını ve kurallarını kendinizin belirlediği bir yaşam şeklinde sıkılma olasılığınız çok azdır.Ayrıca Sıkılmaya vaktimiz olmuyor ki...Her zaman herkesin yapacak bir işi oluyor. Ve burası çok sosyal!!! Sürekli yeni ziyaretçiler geliyor… öğrenmeye… bilmeye ::-) 

Geldiğiniz şehri hiç özlemez misiniz?

Özleriz elbette.Doğduğumuz,anılarımızın olduğu,dostlarımızın,akrabalarımızın olduğu şehirleri elbette ihtiyaç duyduğumuz an ziyarete gidiyoruz.   

Keyif verici otların,maddelerin içimine ve sigaraya karşı tutumunuz nedir? 

Biz sigara içmiyoruz. Arazimizin dışında açık alanda,dumanına ve izmaritine sahip çıkma koşulu ile sigara içimine izin veriyoruz. Bunun dışında keyif verici her tür maddenin girişine ve kullanımına izin vermediğimiz gibi bu maddeleri yoğun kullandığını düşündüğümüz insanlarla evimizi paylaşmıyoruz. 

İmece evinin zamanında Hippi tabir edilen insanların kurduğu komünal yaşamla benzerlikleri nelerdir ya da benzerlik çoksa farklılıkları nelerdir? 

Hippilerle yaşama; “savaş yerine barış,rekabet yerine paylaşım” açısından bakışımız temel ortak noktamız. Keyif verici madde kullanmıyor oluşumuzda temel farklılığımız diyebiliriz.

Çocuğumuzla gelmiş olsak onun "anne o ablayla abi ne yapıyorlar orada" sorusuna "gak guk, bakma çocuğum o tarafa " gibi bir cevap vereceğim durumlar oluyor mu?  

İmece Evi bir anlamda kamusal alan.Dolayısı ile dünyanın pek çok kültüründen insan ziyaret ettiği gibi yerelden köylüler,öğrenciler dahil toplumun her kesiminden insan ziyaret ediyor.Ve kültürler arasındaki bu farklar bugüne kadar sorun ya da rahatsızlık oluşturmadı, uyumlu bir ortamımız var.Sanırım kendiliğinden oluşan bu uyumluluk, İmece Evi' nin üretken ve sosyal ortamından kaynaklanıyor.

Kendi kendize yetmek için neler yapıyorsunuz?

Akla gelebilecek,ihtiyaç duyduğumuz her tür gıdamızı,besinimizi üretmeye çalıyoruz. İhtiyaç duyduğumuz ne varsa bunu satın almak yerine nasıl üretebilirizi öreniyor ve uyguluyoruz. Enerjimizi, evimizi, deterjanımızı, boyamızı, yatağımızı, yorganımızı ve daha pek çok ihtiyacımızı karşılayacak duruma geldik ve parasız nasıl yaşarıza ulaşmaya çabalıyoruz.

Mülkiyeti nasıl çözüyorsunuz? 

Büyük çoğunluğu 2B olan arazimizin tapusunu kuruluşunu tamamlayacağımız Vakıfa aktarmayı hedefliyoruz. Tapulu yer için isteyen kendisine köy içerisinden veya çevreden arsa alıp köyün mimarisine uygun taş ev yapıp kişisel mülkiyet edinebilir.

 

Çocuklarınızın eğitimi nasıl oluyor. Okula gidebiliyorlarmi ?
Ana sınıfından itibaren çocuklar okula gidiyor.
Köy okuluna gidiyor.Tek avuntumuz bu! Genel olarak memnunuz. Köy okullarında görev yapan öğretmenler ve idari kadro şu ana kadar tanık olduğumuz kadarı ile çocukları destekler nitelikte. Sınıflar 8-10 kişilik.
Genelde oyun,eğlence halinde geçiriyorlar dersleri. Servisle getirilip götürülüyorlar.Öğlen yediriyorlar. Ders kitapları dahil hiç bir şeye için herhangi bir ödeme yapmıyoruz.Sabah 09.15 te ders başlıyor.14.40 ta bitiyor.
Çocukların arkadaşlarının köy çocukları olması popüler kültür baskısından uzak olması,henüz tüketim çılgınlığına katılmamış olmalarının avantajlarını yaşıyoruz.
Elbette en azından Üniversite yada Lise ye kadar çocuklarımızı kendi okullarımızda,dersliklerimizde kendi değerlerimizle hayata hazırlamayı istiyoruz. Tabii bu ancak 5 ve üzeri sayıda çocuktan sonra uygulanabilir. 

 

 ...

aklınıza gelen soruları lütfen Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır adresine iletirmisiniz!