Anasayfa
spacer
Ana Menü
Anasayfa
Hakkımızda
Etkinlikler
Deneyimler
Seyir Defteri
Ziyaret
Fotoğraflar
İletişim
Sık Sorulan Sorular
Dernek
English
HaberleşmeAğımız
Facebook

 

Good4Trust
Fotoğraflar

Yeni eklenenler

spacer
Göbeklitepeye giderken; Kasım 2015 PDF Yazdır E-posta
Yeşil zeytini toplayıp acısının çıkmasını beklerken uzun zamandır ziyaret etmek istediğimiz Göbeklitepeye (*) ,Urfa'ya doğru yola çıktık.
Menemenden trenle önce Konya'ya,Mevlana'ya uğradık.
Mevlananın huzur veren,bütünleştirici,birleştirici dergahını ziyaret edip Konya mutfağının da hatırını sorduktan sonra bir sonraki durak olan Adana'ya ulaştık. Babamın işi dolayısı ile çocukluğumun 7 yılını geçirdiğim Adanayı inşaatlar nedeniyle tanıyamadım.Gerçi Taşköprü,Küçük ve Büyük Saat yerlerinde duruyor olsa da ben en çok Adanalının misafirperverliği ve sıcaklığının devam ediyor olmasına sevindim. Ve tabiii Adana Mutfağı herzamanki gibi lezzetli ve nerdeyse sadece kıymadan oluşuyordu.
Sonraki durak Antakya idi ve şu an bu satırlar Antakyadan ayrıldığımız minibüsten yazıyorum...
Antakya'yı çok çok sevdik. Çarşısı,yemekleri gerçekten şahane. Çok çeşit var.Çok farklı lezzetler var. Fakat Antakyanın asıl kültürel çeşitliliği ve birbirleriyle uyumu beni büyüledi.Farklı din ve kültürlerin birarada kardeşçe hala yaşatılıyor olmasına şaşırdım. Eski Antakyanın dar sokaklarında dolaşırken bu sorunun cevabını aradım. Samandağ ilçesinde bulunan Ermeni köyü Vakıflı’larda da sordum; " dünyada bunca kötülük,savaş varken, ülkemizde de din ve milliyet üzerine çokça ayrımcılık yapılırken nasıl bu ermeni köyü ve Antakyadaki çeşitlilik kalabildi ve hala bizleri misafir edebiliyorsunuz?" Aldığım cevaplardan anladığımı kabaca şöyle toparlayabilirim; Antakya'da çoğunluk Arap Alevi vatandaşlardan oluşuyor. Yüzyıllardır Osmanlının sünni-hanefi padişahları tarafından baskılanan Alevilerin hoşgörüsü ermeni,katolik vatandaşlarında kendi topraklarında özgürce yaşamasının ortamını oluşturmuş. Sokaklarda,köylerde gülümseyen insanların tarlalarını,bahçelerini, zeytinlerini gördük. Mutlu insanlar şehrinin nasıl üretken nasıl dayanışmacı olduğuna tanık olduk. Bol bol kıymalı dürüm,çökelek, zahter, künefe ve tereyağlı,fıstıklı şahane humuslar yedik. Ve şimdi Antepe doğru yola devam ediyoruz. Antep,Urfa ve Göbeklitepe Kasım-2015 Sonbahar gezisi Konya,Adana,Antakya'dan sonra devam ediyor.Sırada Antep var. Antep kocaman bir şehir,Belki izmirden bile büyük diyebilirim. Her kent gibi binalar birbirine benziyor. Şehirleri birbirinden ayıracak yapılar henüz yerel yönetimler yada mimarlar tarafından pek tasarlanamıyor. Neyse bizim hedefimiz eski Antep. Bakırcılar çarşısına gelince eski Antepe geldiğimizi hissediyoruz. Diğer pek çok eski şehirleri birbirinden ayıran, çarşıya yada meydana geldiğinizde hangi şehirde olduğunuzu hemen anladığınız yapılar,ağaçlar,anıtlar vardır. Antepte ise bu çarşıların benzeri olduğu gibi diğerlerinden ayıran özellik; Çarık dükkanları ve baklavacılar. Antepte misafir olduğumuz evde ve çarşıda yediklerimizi yazmıyım artık. Ancak Bakırcılarda bulunan Metanet esnaf lokantasında "Beyran" yemeğini deneyin.Tabii esnafa sorarak adını duymadığınız baklavacılardan tadımlık baklavaları tatmalısınız. Veee Urfaya gelmek için sabırsızlanıyoruz. Diğer şehirlere haksızlık etmeyelim ancak Urfa bambaşka bir şehir. Tarihi ile, kültürel çeşitliliği ile, misafirperverliği ile, herkesin birbirine "hocam" diye hitap etmesiyle, ciğeri ile bizi büyüledi. Müzeler çok iyi tasarlanmış ve buluntular dinazorlardan itibaren başlıyor. Taş devri,mağara insanlarının yaşam biçimleri çok anlaşılır bir şekilde sergileniyor. Harran evleri ise bizim imecede yaptığımız "Toprak Evin" esin kaynağı idi. Tekrar görmek ve yeni hayaller kurmak iyi geldi. Urfaya gidince belki ilk gitmeniz gereken 2. yer. İlki ise tabiki Göbeklitepe olmalı. GÖBEKLİTEPE; 14.000 yıl öncesine tarihlenen arkeolojik alan. Şu ana kadar avcı toplayıcıların nasıl yerleşmeye başladığı, nasıl yaşadığı, kolektif yaşama, organize hareket etmeye dönük neleri, nasıl yaptığına dair bildiklerinizi değiştirecek bilgileri içeriyor. İnternette pek çok videosu var.İlginizi çekerse sırf Göebklitepe için dahi Urfaya gidilir. Eee tabii Urfaya gitmişken meşhur tarihi çarşısını, balıklı gölü,Amozonların yaşadığı mağaraları.Ve bu mağaraları ev haline getirirken duvarlara yaptıkları kabartmaları mutlaka görün. Otel haline getirilmiş iki en büyük mağara yerleşimini ayrıca gezin. Bu arada kabartmalara örnek ver diye kadın arkadaşlar dürtüyorlar beni :-) Amozonlar malum sadece kadınların oluşturduğu topluluklar. Kabartmaları yaparken Troyanın Aşilini, Şahmeranında erkeğini kullanmışlar. Demekki o zamanlarda da "süperstarlar" varmış :-) Urfanın çarışısı, yazın sıcağından insanları korusun ve cereyan yapsın diye dar inşaa edilmiş sokakları, arap kültürünün ve malzemelirinin yoğunca hissedildiği bu çağa ait olmayan bir yer. Bakırcıların yan yana dükkanlarında tempo tutarak bakır dövmelerini işitmek dahi binlerce yıllık ortak insanlık kültürünün yaşadığını görüp daha bir gevşiyoruz. Vee acıkınca ne yiyecez; Tek seçenek ciğer. Vejeteryan olanlar aç kaldı. Maydonoz,nane,soğan ve isot biberinden başka tek sebze yok. Patlıcanda kebapla servis ediliyor. Hepçiller için ise "sıkıntı yok" ; üç öğün ciğer. Urfa için HOCAM KÖY ve HERYER CİĞER desek abartmamış oluruz. Bu arada size https://www.couchsurfing.com dan bahsetmeliyim. Urfadaki hostlara yani evsahiplerine çağrı yollar yollamaz direk telefonla pek arkadaş aradı,bizi çok sevindirdiler ve onurlandırdılar. İmecenin bu kadar biliniyor olması ve yaptıklarımızın sahipleniliyor olması bizi dahada cesaretlendirdi. Yanımızda çocuk ve çokça çanta olduğu için biz Aydın Dağ'ın misafiri olduk Urfa'da. Bizi hemen çarşının girişindeki misafirhanesinde ağırladı. Akşamları kendi evine gittiği için mekan adeta otel gibi oldu. Aracıyla heryere götürdü. Yedirdi içirdi ve anlattı.Rehberlik etti. Bu esnada diğer coucsurfing hostlarından birkaç arkadaş geldi tanıştık,söyeştik. Otostop gibi konaklamada da dayanışmanın yaygınlaşmış olması Aydın gibi, Hasan gibi canların heryerde olması bizi imece yolunda daha da güçlendiriyor. Yaşasın Dayanışma :-) Hepinize İmece Evinden sevgi saygı ve neşeli günler dilerim. ismail Yenigün 17 Kasım 2015 (*) Göbeklitepe antik bölge 12-14.000 yaşına tarihlenmiş,bilinen pek çok bilgiyi yeniden yazan çok önemli bir yer. Youtube size pek çok video seçeneği sunarken dileyen aşağıdaki bağlantı ile konuya giriş yapabilir; https://www.youtube.com/watch?v=Bg5...
 
< Önceki   Sonraki >