Anasayfa arrow Seyir Defteri
spacer
Ana Menü
Anasayfa
Hakkımızda
Etkinlikler
Deneyimler
Seyir Defteri
Ziyaret
Fotoğraflar
İletişim
Sık Sorulan Sorular
Dernek
English
HaberleşmeAğımız
Facebook

 

Good4Trust
Fotoğraflar


spacer
Seyir Defteri
İzmir Orman-Tunç Soyer Buluşması PDF Yazdır E-posta
Dün Tunç Soyerle ve yönetim biçimi ile tanıştım.Çok sevindim. Onca insanı, kimsenin gönlü kalmadan koordine etmesine, sinerji oluşturma biçimine hayran kaldım. Herne kadar söz almayı beceremesemde gönül koymadım. Zaten yazılı göndermiş idim "HİM" e ...gerçi büyük çoğunlukla bürokrasiye takılacak ama çok sorun değil. Tunç Soyer katılımcı demokratik yönetim,idare tarzını terketmezse zaten hepimizin arzu ettikleri gereçekleşecektir.
Sayesinde yerel yönetimin gücünü tekrar hissettim. Her nekadar uzmanlar dünkü Efem Çukuru ormanının ortasında "Gel,Gör,Koru" buluşmasında belediye ağaç dikemez,ormanlaştıramaz desede dünkü buluşmada şu açıkça görüldü; Belediyelerin seçilmişlikten gelen muazzam koordine etme yetisi ve kamuoyu oluşturma gücü. 
Gözlem ve önerilerimle dünün özeti;
*Menemen Belediyesinin kolaylaştırıcılığı ile dün köylüler,aktivistler,kooperatif ve dernek temsilcileri ile gittik.
*Yanan ormanlık alan çok büyük ve iç parçalıyıcı idi.
*Gördüğümüz alan genellikle genç kızılçamlardan oluşup "eberji ormanı" vasfında "çıralık"tı. 
*Genellikle sarp,vadilikler,tepeliklerden oluşuyordu.
*Ormancılık hocası ve Orman Bölge müdürlüğünde görevli uzman konuşmacılar özetle " biz konuya hakimiz,gerekeni yapacaz,belediye orman yapamaz, ...." dediler
*Katılımcılardan bazıları gönüllü desteklerini açıkladılar, bazı yerel köylü,muhtarlar orman köylüsünün devre dışı bırakıldığını, haklarının ellerinden alındığını, köylerde önlem alınmadığını, gözetleme kulelerinin dahi söküldüğünü, orman ürünleri paylarının verilmediğini belirttiler. 
*Hele en çok etkilenen Çatalca köyü muhtarı yangının 3 değil 6 gün sürdüğünü ve çoğunlukla yalnız olduklarını. dışarıdan gelen yangın söndürme ekiplerinin isteksizliğinden, susuzluğundan, araç arızalarından işlevsiz oldukalrından çaresizliği yaşamış olmasının duygu yükünü paylaştı ... çok acıydı...muhtarın, köylünün kendini koskoca devlete rağmen kendini yalnız hissetmesi yöneticiler açısından utanç nedeni idi!!!
*İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç soyer 9 eylülde 10 tl.lik katılımla tüm gün konser düzenleyeceklerini buradan elde edilen gelirle ve yapılacak bağışlarla, fidan, gönüllü ihtiyacları, söndürme havuzları, yangın izleme sensörleri,kuleleri, her orman köyüne yangın istasyonu kurulumu gerçekleştireceklerini söyledi
*Tunç Soyer ayrıca İzmirde doğan,doğacak her bebek için bir ağaç dikeceklerini
*yanan alanın bir m2 sini dahi imara açmayacakları gibi merkezi otorite tarafından eğer böyle bir girişim olursa karşısında "kale" gibi durup izin vermeyeceklerini defalarca tekrarlardı.
*Genel olarak olumlu hislere kapılsamda bir noktayı kenara not etmek lazım; Tunç Soyer meclis toplantısına giderken yanında götüreceği önerileri toparlarken gün içerisinde en az 50 önerinin gönüllü destekleri saymazssak sadece Doğa çocuğun önerisini notlarının arasına alıp genellikle daha önceden hazırladığı planı paylaştı. Bu bir açıdan iyi...dersine çalışmak,büyükşehir sorumluluğu gereği çok romantik olmamak ... Diğer açıdanda bu yöntemi tekrar ederse bu toplantılar işlevsizleşip "masturbatif" bir hal alır.
* Peki orman gn.müdürlüğü ne yapacak; yer yer önerdiğimiz gibi alanı bozmayacak,şu an erezyona neden olabilecek oduna dönüşmüş ağaçları Şubattan önce araziden temizliyecek
*Nisan ayında çam fidelerinin arazi içerisinde filizlenmesi görülecek.Bu sevindirici haber...
*Diğer alanlar için ağaç dikimini gerçekleştirecekler. Eğer Büyükşehirin baskısı olursa araziyi dozerle bozmadan fidan dikecekler!
İyi gidiyoruz...her şeyin çok güzel olacağına olan inancımız artarak sürüyor.
 
2019 Yaz Kolisi PDF Yazdır E-posta
  
2019-Yaz Kolisi (Gelen istekler ile kapasitemiz doldu.ilginize teşekkür ederiz)
Yurtdışından bir destekçimiz bizden Adanadaki ailesine ürünlerimizden göndermemiz için 200 tl. havale etti. Ne gönderelim diye şöyle bir baktık,bayaa bir ürün birikmiş :) 
Son üretim Zeytin,Zeytinyağına kadar daha çok ilaveler yapıp Sonbahar Kolisi biçiminde hazır edeceğiz ama belki başkada isteyen veya hediye göndermek isteyen olur diye bu duyuruyu yapalım dedik. İçerisinde taze Domates,Biber,Patlıcan,Kabak, Ayçiçeği ile Alıç ve Ahlat sirkeleri,Deli Erik Reçeli,Vegan Pastırma (kurun dometes,sarımsak,kekik,zeytinyağı,tuz),sabun  ve sıvı sabun var.
Kısıtlı miktardaki (en çok 40 koli) 200 tl.lik Yaz Kolisinden  isteyenlerden havale ve kargo bilgilerini isteyeceğiz; Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır   whatsupp; 5436775809
 
Kazdağına gidiyoruz.Gelin birlikte gidelim PDF Yazdır E-posta
18'inde Kazdağına,Kirazlıya gidiyoruz.
Menemen Belediyesi,Ege Çevre ve Kültür Platformu,Menemen Çevre ve Dayanışma Platformu ve İmece Evi Doğal Yaşam Merkezi ortak organizasyonu ile Kazdağında yükselen yaşam savunuculuğuna destek  olmaya gidiyoruz.
Ve becerebilirsek Fazıl Say konserini insan zinciri ile taçlandırıp hem katılımcıların etkin olmalarını sağlamış hemde önemli bir direniş simgesi üretmiş olup "doğayı,ekosistemi" hiçe sayanlara dayanışmamızı fiilen göstermiş oluruz.
10 sene önce Kazdağının güneyinde çok hızlı organize olup madencileri söküp attığımız Kazdağının,Küçükkuyu sahilinden geçerken Bahçedere Köyünden dostlarımızda katılacak aramıza....belki Boztepe,Adatepebaşından da  :)
Menemen belediyesinin ulaşım desteği verdiği bu etkinliğe katılmak  isteyenler kayıt  için aşağıdaki iletişim araçlarını kullanabilirler.
Herkesi yanında gelirken yiyeceğini,su kabını,güneşten korunacak araçlarını,rahat yürüyüş ayakkabısını,çoluğunu çocuğunu,müzik enstrumanını,dayanışma heyecanı ile bekliyoruz.
Pet şişe,gazlı içecek, kullan at tabak,bardak gibi endüstriyi destekleyen çevrenin içine eden malzemeleri getirmeyeceğinize emin olarak Pazar sabah 05.00 te Menemen Garaj karşısındaki ışıklarda (Şok market köşe) üzerinde pankartımız olan otobüs yada katılımın yoğunluğuna göre otobüslerde buluşmak dileği ile Menemenden,Dumanlıdağdan sevgi ve selamlarımızla.
Kayıt için; (son başvuru Cuma 16 Ağustos)
Işık; Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır   
0 555 727 58 94
Ulaşılamama durumunda  yedek başvuru;
ismail; Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
0543 6775809
 
Agroekoloji PDF Yazdır E-posta

 Bayram arifesinde bizde yeni açılımlara neden olan ziyaretçilerimiz vardı;

+90 adıyla Türkiye'de ortak bir platform  kuran 4 emperyalist ülkenin devlet radyo-TV leri  geldi.

https://www.youtube.com/channel/UCUnwimZlOXfAedrmRfguS1g

Amerika VOA,İngiliz BBC, Alman  Deutsche Welle,Fransız France 24.

Emperyalist hallerine ve dünya üzerindeki "emmelerini" bir kenara bırakıp sahip oldukları iletişim aracını kullanalım  diyerek sorularına cevaplar verdik.Bu cevaplar esnasında aşağıdaki yazının omurgası çıktı. İyi okumalar,güçlü örgütlenme ve dayanışmalar  :)

 

Agroekoloji -  Bilge Köylü Tarımı

Brezilayadaki topraksız köylü hareketinin  de (MST) içinde olduğu batıdaki küçük çiftçilerin  başlattığı  ve alternatif,başka bir dünyayı mümkün kılmaya çalışan bir hareket var. Köylüyü,gıda üreticisini  kucaklayıp dünyada hızla  yaygınlaşıp örgütlenen (La Via Campesina)  yeni bir yol,kavram var. Adı da Agroekoloji. Türkçeye kelime anlamıyla  değilde içerdiği  anlam,prensipleri ile  çevirdiğimizde karşımıza Bilge Köylü Tarımı  çıkıyor.

Binlerce yıldır insanlık, neslini devam ettirmek,yaşamak için  bedeller ödeyerek elde ettiği  bilgiyi sürdürmüş.Doğayı,doğadaki aktörlerin,dinamiklerin kendi arasındaki ilişkiyi,iletişimi  incelemiş ve bundan çıkardığı sonuçlarla tohumun  önemini  anlayarak tarımı günümüze getirmiş. 

Hepimizin   bildiği gibi  dünyayı yöneten "güçler" GDO lu,Hibrit,Transgenik,vs "güçlü" tohumlarla daha çok verim elde ediliyor  politikası  ile  üretici  endüstriyel  tarıma  ve onun tohumuna,kimyasalına,araçlarına mahkum  edildi.Üretilen ürünün besleyiciliği yada zararları  bilim çevrelerinde tartılılıp kamuoyuna hergün yeni bir tehlike haberi verirken asıl  sıradan çiftçinin   içine  düşürüldüğü durum vahim hal aldı. Toptancının açıkladığı  ürün fiyatı ürünü  toplama  maliyetini karşılamayınca meyve ağaçta,sebze tarlada kaldı.Yani Endüstriyel, kimyasal tarım kendisine güvenen çiftçilerin durumunu önemsemezken   belki  de tam şimdi,bugün "Başka Bir Tarım Mümkün" demenin günü!

Neredeyse 15 yıldır Geleneksel tarım,Permakültür,Fukuokanın Doğal  Tarım Yolu,Biodinamik ve Ekolojik Tarım hakkında araştırmalar,denemeler  ve uygulamalar yapıp  bu üretimler  sayesinde ihtiyaçlarımızı  giderdik,geçindik.    Bu süre esnasında çalışmalarımızı  çok sayıda insanın ziyareti ile paylaştık. Deneyimli olanlardan çok  şey öğrenirken yaptıklarımızı  anlatırken hep kendimizi, anlatımımızı güncelledik ki anlaşılır olsun. Bu anlatımlar esnasın hep takip ettiğimiz 5 ekolden, uygulamayı başardığımız detaylarından bahsettik,bahsetmeye devam ediyoruz; 

*Permakültürün Tasarım ve Suyu saklama çözümünü, 

*Fukuokanın "müdahale  etme,elleme" sözü   hep kullaklarımızda,Malç yapıp,tohumu bırakıyoruz bir alanımıza.

*Biodinamik  sayesinde Ay takvimi ile tanıştık. Köylünün  binlerce yıldır (hala  dağ köylüleri kullanıyor)   uyguladığı yöntemi devam ettiriyoruz. 

*Ekolojik Tarımın pratik bilgileri zaman  zaman işimize yarıyor.Kaolin Kili ve Gülleci Bulamacı bunlardan  bazıları.

*Fakat herkese aynı şeyi söylüyoruz bu ekolleri,yöntemleri Geleneksel Tarım üzerine inşaa ediyoruz.

Geleneksel Tarıma,Köylünün (yozlaşmamış,kültürüne,tohumuna sahip çıkan) bilgisine hep saygı duyup öğrenmeye,köylüyüde baş tacı etmeye devam ettik.  Fakat cümleler,kelimeler eskik kalıyor   du. Çünkü nasıl şehirler yozlaşıyor, kadim kültür demode kabul edilip yerine tüketen,rekabet eden, saygısız,bencil bir kültür egemen olmaya başladıysa benzeri köylerde de yaşanıp "kurnaz,çıkarcı,tembel  köylü" tipi oluşmaya ve suçlama genele yayılmaya başlandı. Ne iyiki  hala dünyanın pek  çok yerinde dayanışmacı,saygılı,üretken ve değerlerine sahip çıkan köylüler,çiftçiler var. Ve Güney Amerikadaki kardeşlerimiz hepimizi kucaklayan, değerlerine sahip çıkan, yaşadığı yerlere sahip çıkan ürettiği ürüne sahip çıkan ve üretimini, satışını, dayanışmasını bilgece sürdüren bu yaşam biçimine Agroekoloji adını vermiş.

Köylüler ve köy kökenli olanlar Permakültürün ilkelerini,çözümlerini öğrenince ilk tepkileri şu oluyordu; "eee biz bunu zaten uyguluyoruz.Nenemden,dedemizden biz zaten böyle öğrendik" tepkisi gibi yukarıdaki cümlelerin arasına sıkıştırıdığım değerlerine, tohumuna,üretimine,vatanına sahip çıkan köylü zaten Agroekolojist. Zaten doğal tarım,permakültür,biodinamik,ekolojik tarım yapıyor. 

Agroekolojinin,Bilge Köylü Tarımının kısaca temel ilkeleri;

*Kadim,yerel  ve bilimsel  bilgi çok değerli.

*Çiftçi kendi gıdasına egemen olup tohumu, ürünü hakkında  kararı piyasa değil kendisi verir.

*Çiftçi ailesini,köyünü,şehrini,vatanını tehtid eden savaşçılar dışında madencilerden,kimyasalcılardan,termikçilerden,nükleercilerden korur.

Çiftçi tüm ilkeleri  için örgütlenir,ortak hareket eder. 

Bu ilkeleri doğal olarak  sürdüren ve sürdürmeye yakın, bilinçli bilge köylüyü,çiftçiyi onurlandırmak, örgütlenmesine yardımcı  olmak  gerek.Gerek ki  serbestpiyasa koşullarından,tuzaklarından olası prensiplere sırtını dönme çaresizliğinden kurtarıp gerçek gıdaya ulaşmak gerçekleşebilsin.

Son seçimler ile birlikte yerel yönetimler tarımın,kendine yetmenin,çiftçiyi desteklemenin önemini kavrayıp tarım toplantıları yapıyorlar. Bu toplantılar ne yazıkki edüstriyel tarım,zehirli tarım  kısır döngüsünde gerçekleşiyor.

Biz ise şu ana kadar bizimle temas kuran belediyelere yukarıdaki yolu,ilkeleri anlattık. Şimdi biraz daha ilerlemek gerek. Köylünün örgütlenmesine yardımcı olalım  derken belediyeye bağımlı bir ilişki kurmayalım. Yarın belediye elini,desteğini çektiğinde çiftçi boşlukta kalmayacak çözümleride üretelim. 

Bu çözümler  için gene bizden önce harekete geçmiş kardeş organizasyonlara baktığımızda şehirdeki dostlarla kurulan denetimli,şeffaf dost ilişkileri görüyoruz. 

Bu yazıları okuyan  şehirdeki dostlar,gerçek  gıdaya ulaşmak isteyen ve başka bir dünyanın varlığına inanlar ,yerel yöneticiler,kooperatifler,dernekler,vakıflardaki arkadaşlar bir gıda grubu kurun.Tüketici Kooperatifi kurabilir veya kooperatif girişimi olarak ortak hareket ederek çevrenizde ulaşabileceğiniz,tanıdığınız,ahlakını,  üretim ve yaşam ilkelerini bildiğiniz, denetleyebileceğiniz üreticileri,çiftçileri,köylüleri bulun. Birlikte üretim  planı yapın. Herfırsatta bahçeye gidip çalışmalara katılın.Planlı olarak bahçede ağaç gölgesinde etkinlikler düzenleyin,eğitim seminerleri organize edin.Yani hem bilgilenin,hem eğlenin hemde doğru beslenin.

İzmir Dumanlıdağdan,İmece Evinden selam ve sevgilerle

 
2019 Güneşin Sofrası PDF Yazdır E-posta

2019 Yazı ve Güneşin sofrası gene kuruldu :)

Kabaklar,Armutlar,Domatesler,Patlıcanlar,Elmalar sıraya girdiler...

Sonra tarhana,.. 

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 10 - 18 Toplam: 302